Türkiye'de Anayasa'nın 56. maddesi 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı'nı düzenlerken, bu maddenin hayvan hakları açısından taşıdığı temel eksiklik nedir? Metin yazarının önerdiği anayasal düzenleme nasıl bir fark yaratırdı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69974

Anayasa'nın 56. maddesinin temel eksikliği, metin yazarına göre 'sadece insan odaklı' olmasıdır. Madde, 'herkesin' sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkından bahsederken, bu 'herkes' ifadesiyle sadece insanları kastetmektedir. Hayvanlar, anayasal bir korumanın doğrudan öznesi olarak görülmemektedir. Anayasa'da hayvanlardan bahsedilen m. 45 ve 169'da ise konu 'insanlar yararına hayvancılık'tır. Metin yazarının önerdiği 'Devlet, çevrenin ve hayvanların korunması amacıyla gerekli tedbirleri alır' şeklindeki bir anayasal hüküm, hayvanları kendi başına bir hak öznesi olarak tanıyacak ve devlete onları koruma yönünde pozitif bir yükümlülük getirecektir. Bu, hayvan haklarına ilişkin yasal düzenlemeler ve idari uygulamalar için güçlü bir anayasal temel oluşturarak, hayvanları sadece çevrenin bir unsuru veya insanın bir malı olarak görme anlayışını değiştirecektir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/sahipsiz-hayvan-tartismasi-uzerine-dusunceler)