CMK m. 148/4'te yer alan 'Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.' hükmünün, savunma hakkı açısından önemi nedir? Bu kuralın bir istisnası var mıdır?
Bu hüküm, savunma hakkının en önemli güvencelerinden biridir. Kollukta (polis, jandarma) avukat yardımı olmaksızın, baskı veya yönlendirme altında alınabilecek ifadelerin, yargılamanın esasına doğrudan etki etmesini engeller. Şüpheli, kollukta müdafisiz verdiği ifadenin içeriğini daha sonra hakim veya mahkeme huzurunda özgür iradesiyle doğrulamadığı sürece, bu ifade delil olarak kullanılamaz ve mahkumiyete dayanak yapılamaz. Bu kural, şüpheliyi kolluk aşamasındaki olası hak ihlallerine karşı korur. Kuralın bir istisnası, ifadenin kolluk tarafından değil, doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından alınmasıdır. Savcılıkta müdafisiz alınan ifade, sonradan doğrulanmasa bile delil olarak değerlendirilebilir. (Yargıtay 9. CD, K: 19839/2059 sayılı kararında askeri savcılık ifadesi bu kapsamda değerlendirilmiştir). (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek/)