Sesli veya görüntülü olarak gönderilen bir mesajın (örneğin WhatsApp sesli mesajı), alıcı tarafından kaydedilmesi, TCK'daki özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar bakımından, anlık bir konuşmanın kaydedilmesinden ne şekilde farklı değerlendirilmelidir?
İki durum arasında rıza açısından temel bir fark vardır. Bir kişi, anlık bir telefon veya ortam konuşması yaparken, bu konuşmanın kaydedilmesine rıza göstermiş sayılmaz. Bu nedenle rıza dışı kayıt suç oluşturur. Ancak, bir kişi sesli veya görüntülü bir mesajı kaydedip karşı tarafa gönderdiğinde, bu kaydın alıcının cihazında bulunmasına ve saklanmasına zımnen rıza göstermiş olur. Mesajın gönderilme eylemi, bu rızayı içerir. Dolayısıyla, alıcının bu mesajı kendi cihazında saklaması TCK m. 134 veya m. 135 anlamında bir suç oluşturmaz. Ancak, alıcının bu mesajı, gönderenin rızası olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşması (ifşa etmesi), somut olayın özelliklerine göre TCK m. 134/2 (özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etme) veya TCK m. 136 (verileri hukuka aykırı olarak verme) suçlarını oluşturabilir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi)