Kişinin, tarafı olduğu bir telefon görüşmesini, kendisine karşı işlenmekte olan (örneğin hakaret veya tehdit) bir suçu delillendirmek amacıyla kaydetmesi halinde, bu eylemin hukuka uygun kabul edilip edilemeyeceği ve ceza sorumluluğunun ortadan kalkıp kalkmayacağı konusunda Yargıtay'ın benimsediği ilke nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69956

Yargıtay, bu tür durumlarda ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin varlığını kabul etmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin kendisine karşı işlenmekte olan ve başka türlü ispatlanması mümkün olmayan bir suçu (hakaret, tehdit, şantaj gibi) delillendirmek ve bu delili yetkili makamlara sunmak amacıyla yaptığı kayıtlar, hukuka aykırı kabul edilmemektedir. Bu durumda, kişinin eylemi TCK m. 24/1'deki 'kanun hükmünü icra' veya TCK m. 25/1'deki 'meşru savunma' kapsamında veya daha genel bir ifadeyle 'hakkını koruma' bilinciyle hareket ettiği kabul edilerek, TCK m. 134 veya m. 135'ten dolayı ceza verilmez. Temel kriter, kaydın ani gelişen bir saldırıya karşı, başka türlü delil elde etme imkanı yokken ve sadece ispat amacıyla yapılmış olmasıdır. Önceden planlanarak ve pusu kurularak yapılan kayıtlar bu kapsamda değerlendirilmez. (Bu bilgi genel Yargıtay içtihatlarına dayanmaktadır, sunulan metinlerde bu hukuka uygunluk nedenine doğrudan değinilmemiştir ancak konuyla doğrudan ilgilidir.)