Bir suç iddiasına dayandırılan yargılamanın yenilenmesi taleplerinde, CMK m. 316 uyarınca, o suç hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmasının zorunlu olup olmadığı ilkesinin istisnası nedir?
Kural olarak, bir delilin sahteliği veya bir tanığın yalan tanıklığı gibi bir suç olgusuna dayanan yenileme talebi için, o suçun (sahtecilik, yalan tanıklık vb.) ayrı bir yargılamayla sabit olması ve bu konuda kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunması gerekir. Ancak CMK m. 316, bu kurala bir istisna getirir. Eğer suç iddiasına ilişkin ceza soruşturmasına 'delil yetersizliği dışında bir nedenle' (örneğin, şüphelinin milletvekili dokunulmazlığına sahip olması, zamanaşımı, af gibi nedenlerle) başlanamamış veya sürdürülememişse, o suç hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmasa dahi, bu iddiaya dayanılarak yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/yargilamanin-yenilenmesi-yeniden-yargilanma-nedir-cmk.html)