Bir avukat hakkında yapılan ihbarın soyut iddialardan oluşması ve somut bir delille desteklenmemesi durumunda, Cumhuriyet savcısının izlemesi gereken yol, Avukatlık Kanunu m. 58 ve CMK m. 160/1 birlikte değerlendirildiğinde ne olmalıdır?
CMK m. 160/1 uyarınca, Cumhuriyet savcısı bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrendiğinde derhal soruşturmaya başlamakla yükümlüdür. Ancak bu, 'basit şüphe' gerektirir. Avukatlık Kanunu m. 58 ise bir soruşturma şartı olan Adalet Bakanlığı iznini öngörür. Metindeki yazarın görüşüne göre, avukat hakkında yapılan ihbar veya şikayet tümüyle mesnetsizse, soyut iddiayı destekleyen somut bir bulgu yoksa, yani basit şüphe oluşmamışsa, Cumhuriyet savcısının soruşturma izni için fezleke düzenleyerek dosyayı Adalet Bakanlığı'na gönderme zorunluluğu olmamalıdır. Savcı, bir hukukçu olarak eylemin suç teşkil etmediğini veya iddianın dayanaksız olduğunu değerlendirebilecek kapasitededir. Bu durumda, usul ekonomisi ve lekelenmeme hakkı gereği, savcının inceleme dosyasını doğrudan kapatabilmesi (takipsizlik kararı benzeri bir işlemle) gerekir. Her soyut iddianın Bakanlığa gönderilmesi, özel soruşturma usulünün amacına aykırıdır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/avukatin-yargilanmasi)