Adli Kolluk Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle ortaya çıkan 'en üst dereceli kolluk amiri' ve 'adli kolluk sorumlusu' ayrımının, CMK m. 164'te belirtilen Cumhuriyet savcısının soruşturmayı yönetme yetkisi açısından yarattığı temel sorun nedir?
Bu ayrımın yarattığı temel sorun, adli görevi yürüten adli kolluk ile ona hiyerarşik olarak amirlik yapan ancak 'adli kolluk sorumlusu' olarak atanmayan 'en üst dereceli kolluk amiri' arasında bir yetki ve sorumluluk çatışması yaratmasıdır. CMK m. 164 uyarınca adli kolluk, adli görevleri bakımından Cumhuriyet savcısının emrindedir. Ancak, en üst dereceli kolluk amirinin adli kolluk sorumlusu olarak belirlenmemesi, onun savcının doğrudan emir ve talimatlarına tabi olmadığı gibi bir algı ve uygulama yaratmaktadır. Bu durum, savcının soruşturma üzerindeki etkinliğini zayıflatır ve kolluk teşkilatı içinde ikili bir komuta yapısı oluşturarak soruşturmaların sağlıklı yürütülmesine engel olabilir. En üst dereceli amirin adli olayları mülki amire bildirme yükümlülüğü (AKY m. 5/1-c) de savcının soruşturmanın gizliliğini sağlama yetkisiyle (CMK m. 157) çelişki potansiyeli taşır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/en-ust-dereceli-kolluk-amiri-adli-kolluk-sorumlusu-ayiriminin-gundeme-getirdigi-sorunlar)