Bir kişinin tarafı olduğu ve iki kişi arasında geçen aleni olmayan bir konuşmayı karşı tarafın rızası olmaksızın kaydetmesi fiili, TCK'nın 132, 133 ve 134. maddeleri açısından nasıl bir hukuki sorun teşkil etmektedir? Yargıtay'ın bu konudaki baskın görüşü hangi suçun oluştuğu yönündedir?
Bu fiil, TCK'nın çeşitli maddeleri arasında bir yorum sorunu yaratır. TCK m. 132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal) araya bir araç girdiği durumları kapsadığından yüz yüze konuşmalara genellikle uygulanmaz. TCK m. 133/2 (Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması) ise konuşmanın tarafı olan kişinin fiilinin suç sayılması için 'söyleşi' yani en az üç kişinin varlığını arar. Bu nedenle iki kişilik konuşma bu maddeye girmez. Yargıtay, bu boşluğu doldurmak için fiili TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) kapsamında değerlendirmektedir. Yargıtay'a göre, konuşma içeriği kişinin özel yaşam alanına dahil ise, bu konuşmanın rıza dışı kaydedilmesi TCK m. 134/1, 2. cümlesi uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun nitelikli halini oluşturur. Yargıtay, sesin kişisel veri olduğunu kabul etse de, özel hayata ilişkin sesin kaydedilmesini daha özel bir hüküm olan TCK m. 134 kapsamında mütalaa etmektedir. (Bkz: Yargıtay 12. CD, K: 2022/2232). (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi)