TCK m. 97'de düzenlenen terk suçunun maddi unsuru olan 'kendi haline terk etme' fiili, Yargıtay içtihatları ışığında nasıl yorumlanmaktadır? Mağdurun bir kuruma veya başka bir kişinin inisiyatif kullanabileceği bir ortama bırakılması bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69924

Yargıtay içtihatlarına göre, TCK m. 97'de düzenlenen terk suçunun maddi unsuru olan 'kendi haline terk', failin, koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki mağdurla olan fiili ilişkisini keserek onu kendi egemenlik alanının dışına çıkarması ve korumadan tamamen yoksun bırakmasıdır. Failin mağduru, koruma ve gözetim yükümlülüğünü üstlenebilecek bir kişi veya kurumun kontrolüne bırakması halinde bu suç oluşmaz. Örneğin, yeni doğan bebeğini bir hastaneye veya güvenilir bir kişinin alacağı inancıyla bir evin kapısının önüne bırakan failin eylemi, Yargıtay tarafından 'kendi haline terk' olarak nitelendirilmemekte ve TCK m. 97'deki terk suçu yerine, şartları varsa TCK m. 233'teki aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu oluşturabileceği kabul edilmektedir. (Bkz: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E: 2019/5624, K: 2021/25940; E: 2020/28876, K: 2021/8281). (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-97-terk-sucu.html)