Metindeki yazara göre, Cumhuriyet savcısının, Avukatlık Kanunu m. 59/2 uyarınca 'kamu davası açılmasına yer olmadığı' düşüncesinde olsa bile iddianame düzenlemek zorunda olmasının mantığı nedir? Bu iddianamenin hukuki niteliğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69906

Yazara göre, savcının kamu davası açılmasına yer olmadığı görüşünde olmasına rağmen iddianame düzenlemek zorunda olmasının mantığı, Avukatlık Kanunu'ndaki özel usulün gereğidir. Bu özel usulde nihai kararı verme yetkisi savcıdan alınmış ve ağır ceza mahkemesine verilmiştir. Savcı, delilleri toplayıp bir sonuca varsa da, son sözü söyleyecek olan mahkemedir. Bu nedenle savcı, kendi görüşü ne olursa olsun, dosyayı bir talep belgesiyle mahkemenin önüne getirmekle yükümlüdür. Ancak yazar, burada düzenlenen iddianamenin, CMK m. 170 anlamında tipik bir iddianame olmadığını vurgulamaktadır. Bu iddianame, kovuşturmayı başlatan nihai belge değildir. Sadece, savcının soruşturma sonucundaki tespitlerini ve görüşünü içeren, ağır ceza mahkemesinin yapacağı 'son soruşturma açılıp açılmaması' incelemesine temel teşkil eden bir 'yol gösterici belge' niteliğindedir. Asıl kovuşturmayı başlatan ve CMK m. 191/3-b uyarınca 'iddianame yerine geçen belge', ağır ceza mahkemesinin son soruşturmanın açılmasına dair vereceği kararın kendisidir. (Referans: avukatin-yargilanmasi, Avukatlık Kanunu m. 59/2)