Metindeki Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararında, sanığın askeri savcılıkta müdafisiz olarak verdiği ifadenin, kollukça alınan ifadeden farklı olarak neden hükme esas alınabileceği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69895

Metinde atıf yapılan Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararında, sanığın askeri savcılıkta müdafisiz verdiği ifadenin hükme esas alınabilmesinin temel nedeni, bu ifadenin CMK m. 148/4 kapsamında bir 'kolluk ifadesi' olarak değerlendirilmemesidir. CMK m. 148/4, sadece 'kollukça' alınan müdafisiz ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını düzenler. Askeri savcı, bir 'kolluk' görevlisi değil, adli görevi olan bir 'yargı' mensubudur. Bu nedenle, askeri savcı tarafından (veya genel yetkili Cumhuriyet savcısı tarafından) alınan bir ifade, kolluk ifadesi gibi özel bir teyit şartına tabi değildir. Yargıtay, bu ayrımı yaparak, savcılık makamının hukuki statüsünün kolluktan farklı olduğunu ve savcı tarafından alınan ifadenin daha yüksek bir güvenilirlik derecesine sahip olduğunu kabul etmektedir. Kararda ayrıca, sanığın bu ifadesini mahkeme huzurunda açıkça reddetmediği de vurgulanarak, ifadenin delil olarak kullanılabilirliği pekiştirilmiştir. (Referans: ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek, Yargıtay 9. CD, 19839/2059 K.)