Bir kişinin ifade alınması veya sorgusu esnasında 'susma hakkı'nı kullanması ne anlama gelir? Susma hakkının kullanılması, kişi aleyhine bir delil olarak yorumlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69893

Susma hakkı (nemo tenetur seipsum accusare), şüphelinin veya sanığın kendisine yöneltilen suçlama hakkında açıklamada bulunmama, yani sorulara cevap vermeme hakkıdır. Bu hak, CMK m. 147/1-e'de açıkça düzenlenmiştir ve ifade alınmadan önce kişiye hatırlatılması zorunludur. Kişi, kimlik bilgilerini doğru vermekle yükümlü olmakla birlikte, suçlamanın esasına ilişkin hiçbir soruya cevap vermek zorunda değildir. Susma hakkının kullanılması, suçun ikrarı (kabulü) anlamına gelmez ve kişi aleyhine bir delil olarak yorumlanamaz. Mahkeme, bir sanığın sustuğu gerçeğinden hareketle onun suçlu olduğu sonucuna varamaz. Bu, masumiyet karinesinin ve hiç kimsenin kendisini suçlamaya zorlanamayacağı ilkesinin en temel sonuçlarından biridir. Kişi, kollukta susma hakkını kullandıktan sonra savcılıkta veya mahkemede konuşmaya karar verebilir. Bu hak, şüpheliye, özellikle hukuki yardım alana kadar, kendi aleyhine beyanda bulunma riskine karşı bir korunma kalkanı sağlar. (Referans: ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek, CMK m. 147/1-e)