Seri muhakeme usulü (CMK m. 250) ile basit yargılama usulünü (CMK m. 251), usulün uygulanmasına karar veren makam, şüphelinin/sanığın rızasının rolü ve müdafiin zorunluluğu açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69844

İki usul arasında bu açılardan temel farklar bulunmaktadır: 1. Karar Veren Makam: Seri muhakeme usulü, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının teklifi ile başlar ve savcının hazırladığı talepname üzerine görevli mahkeme (asliye ceza) tarafından karara bağlanır. Yani inisiyatif savcıdadır. Basit yargılama usulü ise, kovuşturma evresinde, iddianamenin kabulünden sonra asliye ceza mahkemesi tarafından re'sen uygulanmasına karar verilen bir usuldür. İnisiyatif mahkemededir. 2. Rızanın Rolü: Seri muhakeme usulü, tamamen şüphelinin rızasına dayanır. Şüpheli, savcının teklifini kabul etmezse veya sonradan vazgeçerse bu usul uygulanamaz ve genel hükümlere göre iddianame düzenlenir. Şüphelinin kabulü, usulün kurucu unsurudur. Basit yargılama usulünde ise sanığın rızası aranmaz. Mahkeme, suçun niteliği (adli para cezası ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis) uygunsa, bu usulü re'sen uygular. Sanığın tek rolü, verilen hükme itiraz ederek duruşma yapılmasını isteme hakkıdır. 3. Müdafiin Zorunluluğu: Seri muhakeme usulünde müdafiin varlığı zorunludur. CMK m. 250, şüphelinin teklifi 'müdafi huzurunda' kabul etmesi gerektiğini açıkça düzenler. Bu, şüphelinin haklarının korunması için getirilmiş bir güvencedir. Basit yargılama usulünde ise genel kurallar geçerlidir; yani CMK m. 150'deki zorunlu müdafilik halleri (çocuk, malul, alt sınırı 5 yıldan fazla ceza gerektiren suçlar vb.) dışında müdafiin bulunması zorunlu değildir. (Referans: seri-muhakeme-ve-basit-yargilama-usulu, CMK m. 250, m. 251)