Yargıtay'ın, bir özel hayat görüntüsü veya sesinin TCK m. 135/136 kapsamında 'kişisel veri' olarak değil, TCK m. 134 kapsamında 'özel hayatın gizliliği'nin ihlali olarak değerlendirmesinin temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69832

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin özel hayatına ilişkin bir görüntü veya sesin 'kişisel veri' olduğu şüphesizdir. Ancak, kanun koyucu bu özel türdeki kişisel verinin rıza dışı kaydedilmesini ve ifşa edilmesini, genel hüküm niteliğindeki kişisel veri suçlarından (TCK m. 135, 136) ayırarak, özel bir suç tipi olan 'özel hayatın gizliliğini ihlal' (TCK m. 134) başlığı altında özel olarak düzenlemiştir. Yargıtay bu durumu, TCK m. 134'ün, TCK m. 135/136'ya göre 'özel norm' (lex specialis) niteliğinde olduğu şeklinde yorumlamaktadır. Hukukun genel prensiplerinden olan 'özel normun genel norma önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, bir fiil hem genel hem de özel bir suç tanımına uyuyorsa, özel normun uygulanması gerekir. Bu nedenle Yargıtay, kişinin özel hayatına ilişkin bir görüntünün veya sesin rızasız kaydedilmesi veya ifşa edilmesi durumunda, faile daha genel olan kişisel veri suçlarından değil, bu fiili özel olarak düzenleyen TCK m. 134'ten ceza verilmesi gerektiği kanaatindedir. (Referans: kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi, Yargıtay 12. CD, 2019/14037 E., 2022/2232 K.)