Metindeki yazar, kişinin tarafı olduğu konuşmayı kaydetme fiilinin TCK m. 133 (Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması) kapsamında değerlendirilmemesini neden 'hatalı ve çelişkili' bulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69830

Yazar, bu durumu 'hatalı ve çelişkili' bulmaktadır çünkü aynı fiilin, yani bir konuşmayı rızasız kaydetmenin, sadece ortamdaki kişi sayısına göre farklı suçların (veya suçsuzluğun) konusu yapılmaya çalışılması kanunun sistematiğine aykırıdır. TCK m. 133/2, en az üç kişinin katıldığı bir 'söyleşiyi' rızasız kaydetmeyi açıkça suç sayarken, iki kişinin bulunduğu bir ortamda aynı fiilin TCK m. 133 kapsamında suç olmadığı kabul edilmektedir. Bu durumda Yargıtay, bu boşluğu doldurmak için TCK m. 134'teki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçuna başvurmaktadır. Yazar, bu durumu bir zorlama olarak görmektedir. Ona göre, sorunun temelinde, TCK m. 133'ün iki kişilik bir konuşmayı taraf olan kişinin kaydetmesini açıkça düzenlememiş olması yatmaktadır. Bu fiilin suç sayılmasının asıl gerekçesi özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi değil, 'kişilerin konuşmalarının her an kaydedilip arşivlenmesi tehlikesi ile yaşamalarının önlenmesi', yani iletişim özgürlüğünün korunması olmalıdır. Bu nedenle yazar, bu fiilin TCK m. 133 kapsamında, kişi sayısından bağımsız olarak düzenlenmesi gerektiğini, mevcut uygulamanın ise kanundaki bir boşluğu yorum yoluyla doldurma çabası olduğunu ve bunun da 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesini zedelediğini savunmaktadır. (Referans: kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi)