Yazar, Anayasa'nın hayvan haklarını korumada yetersiz kaldığını hangi gerekçelerle savunmakta ve bu konuda nasıl bir anayasal düzenleme önermektedir?
Yazar, mevcut Anayasa'nın hayvan haklarını korumada yetersiz olduğunu, çünkü mevcut düzenlemelerin 'insan odaklı' olduğunu savunmaktadır. Anayasa'nın 56. maddesi, 'herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu' düzenlese de, bu hakkın öznesi insandır ve hayvanları doğrudan bir hak sujesi olarak tanımaz. Yazar, Anayasa m. 45 ve 169'daki hükümlerin de hayvanları kendi başlarına bir değer olarak değil, sadece 'insanlar yararına hayvancılık' bağlamında ele aldığını belirtir. Bu nedenle, Anayasa'da hayvanların yaşam hakkını veya korunma hakkını doğrudan güvence altına alan bir hüküm bulunmamaktadır. Bu eksikliği gidermek için yazar, Anayasa'ya 'Devlet, çevrenin ve hayvanların korunması amacıyla gerekli tedbirleri alır' şeklinde veya buna benzer, hayvanları açıkça koruma altına alan bir hükmün eklenmesini önermektedir. Böyle bir hüküm, hayvan haklarına daha güçlü bir anayasal temel sağlayacak ve yasal düzenlemeler için bir çerçeve oluşturacaktır. (Referans: sahipsiz-hayvan-tartismasi-uzerine-dusunceler, Anayasa m. 56, 45, 169)