Yargıtay kararlarına göre, TCK m. 97'de düzenlenen terk suçu ile TCK m. 233'te düzenlenen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu arasındaki temel ayrım nedir? Bir eylemin hangisine gireceğini belirleyen kritik unsur nedir?
Metinde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/5624 ve 2020/28876 sayılı kararlarından anlaşıldığı üzere, iki suç arasındaki temel ayrım, terk suçunun maddi unsuru olan 'kendi haline terk' unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir. TCK m. 233'teki suç, bakım, eğitim veya destek olma gibi yükümlülüklerin genel olarak ihlal edilmesiyle oluşur. TCK m. 97'deki terk suçunun oluşması için ise daha ağır bir fiil olan, kendini idare edemeyecek durumdaki mağdurun, fail tarafından koruma ve gözetimden tamamen yoksun bırakılarak tehlikeli bir duruma sokulması, yani 'kendi haline terk' edilmesi gerekir. Yargıtay kararlarında, mağdurun bir başkası veya bir kurum tarafından (örneğin hastane, bir evin kapı önü) bulunup korunacağı inancıyla bırakılması halinde 'kendi haline terk' unsurunun oluşmadığı, bu nedenle terk suçunun değil, şartları varsa TCK m. 233'teki suçun oluşabileceği kabul edilmektedir. Kritik unsur, mağdurun somut bir tehlikeye maruz bırakılıp bırakılmadığı ve failin eyleminin mağduru korumasız ve güvencesiz bir duruma sokup sokmadığıdır. (Referans: terk-sucu, Yargıtay 4.CD E.2019/5624, K.2021/25940)