İfade verme işlemi tamamlandıktan sonra tutulan 'ifade tutanağı'nın geçerlilik şartları nelerdir? Bu tutanağın şüpheli veya müdafii tarafından imzalanmamasının sonucu nedir?
İfade tutanağının geçerli olabilmesi için CMK m. 147'de belirtilen usullere uyulması gerekir. Tutanağın içeriğinde; ifadenin alındığı yer ve tarih, ifade sırasında hazır bulunanların (ifadeyi alan, katip, müdafi vb.) kimlikleri, şüphelinin açık kimliği, ifadenin başında haklarının hatırlatılıp hatırlatılmadığı gibi hususlar yer almalıdır. En önemli geçerlilik şartlarından biri ise, ifade işlemi bittikten sonra tutanağın içeriğinin ifade veren şüpheli ve yanında hazır bulunmuşsa müdafii tarafından okunması ve doğruluğunun imza ile teyit edilmesidir. Eğer şüpheli veya müdafii, tutanağın söylenenleri doğru yansıtmadığını düşünerek veya başka bir nedenle tutanağı imzalamaktan kaçınırsa, bu durumun ve sebebinin tutanağa yazılması zorunludur. Şüpheli veya müdafiinin imzasını taşımayan veya imzadan imtina sebebinin belirtilmediği bir ifade tutanağı, hukuken eksik ve sakat bir delildir. Özellikle, şüphelinin sonradan bu ifadenin içeriğini kabul etmemesi durumunda, imzalanmamış bir tutanağın delil değeri son derece zayıf olacak ve hükme esas alınması zorlaşacaktır. (Referans: ifadeye-cagrilmak-ifade-vermek, CMK m. 147)