Yazar, Türkiye'de adli kolluk sisteminin mevcut yapısındaki sorunları çözmek için nasıl bir nihai çözüm önermektedir? Bu önerinin temel gerekçesini açıklayınız.
Yazar, metnin sonunda, mevcut sorunların nihai çözümü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nde 'ayrı bir Adli Kolluk Teşkilatının' kurulmasını önermektedir. Bu önerilen teşkilat, İçişleri Bakanlığı'na bağlı idari kolluktan tamamen bağımsız olacak ve Adalet Bakanlığı'na ve/veya doğrudan Cumhuriyet başsavcılıklarına bağlı olarak çalışacaktır. Bu teşkilatın tek görevi, bir suç işlendikten sonra delil toplama ve değerlendirme işleri olacak ve bu görevini Cumhuriyet savcılarının emir ve talimatları doğrultusunda yerine getirecektir. Bu önerinin temel gerekçesi, mevcut sistemin yarattığı karmaşadır. Mevcut durumda, kolluk teşkilatları (Emniyet, Jandarma) hem idari/önleyici kolluk görevleri yürütmekte hem de adli kolluk görevi ifa etmektedir. Özlük hakları ve idari hiyerarşi bakımından İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan kolluğun, adli görevlerde savcıya bağlı olması, emir-komuta zincirinde, sadakat ve önceliklerde sorunlara yol açmaktadır. Yazar, bu ikili yapının ve 'idari kolluğun aynı zamanda adli kolluk olarak faaliyette bulunmasının', ceza muhakemesinin en kritik evresi olan soruşturmanın etkin ve adil bir şekilde yürütülemediğine dair birçok olumsuz örnek yarattığını savunmaktadır. Ayrı ve uzmanlaşmış bir Adli Kolluk Teşkilatı, bu çıkar çatışmalarını ve hiyerarşi sorunlarını ortadan kaldırarak maddi hakikate ulaşmayı kolaylaştıracaktır. (Referans: en-ust-dereceli-kolluk-amiri-adli-kolluk-sorumlusu-ayiriminin-gundeme-getirdigi-sorunlar)