Bir suç olgusuna dayanan yargılamanın yenilenmesi taleplerinde (örneğin yalan tanıklık), bu suçla ilgili kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunması kuralının istisnası nedir? (CMK m. 316)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69717

CMK m. 316, bir suç olgusuna (örneğin, kararı etkileyen bir delilin sahteciliği veya bir tanığın yalan tanıklığı) dayanan yargılamanın yenilenmesi taleplerinde, kural olarak bu suça ilişkin kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmasını şart koşar. Bu kural, yenileme talebinin dayandığı iddianın (yalan tanıklık gibi) başka bir mahkeme tarafından sübuta erdirilmiş olmasını gerektirir. Ancak aynı madde bu kurala bir istisna getirir. Buna göre, eğer suç teşkil eden fiil hakkında 'delil yetersizliği dışında bir nedenle' ceza soruşturmasına başlanamamış veya soruşturma sürdürülememişse, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı aranmaksızın da yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilebilir. Metinde verilen örnekte olduğu gibi, dokunulmazlığı olan bir milletvekilinin işlediği bir fiilden dolayı yargılama yapılamamış olması bu duruma bir örnektir. Dokunulmazlık kalktıktan sonra ortaya çıkan olgular, kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmasa bile, yargılamanın yenilenmesi için gerekçe oluşturabilir. (Referans: yargilamanin-yenilenmesi-yeniden-yargilanma-nedir-cmk, CMK m. 316)