Bir kişinin, diğer tarafa gönderdiği sesli veya görüntülü mesajın, gönderilen kişi tarafından kaydedilmesi neden TCK m. 135 (Kişisel Verilerin Kaydedilmesi) kapsamında suç teşkil etmez? Bu durumun, anlık bir konuşmanın kaydedilmesinden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69641

Metinde bu iki durum arasında önemli bir ayrım yapılmaktadır. Bir kişi, bir başkasına sesli veya görüntülü bir mesaj kaydettikten sonra bunu gönderdiğinde, mesajın içeriğinin (sesin veya görüntünün) bir kayıt olarak karşı tarafta bulunmasına ve saklanmasına zımnen rıza göstermiş olur. Gönderim eyleminin kendisi, kaydın muhatapta bulunmasına yönelik bir muvafakat içerir. Dolayısıyla, gönderilen kişinin bu mesajı kendi cihazına kaydetmesi, zaten kendisine gönderilmiş bir veriyi muhafaza etmekten ibarettir ve TCK m. 135 anlamında 'hukuka aykırı bir kaydetme' fiili oluşturmaz. Bu durumun anlık bir konuşmanın kaydedilmesinden farkı şudur: Anlık (canlı) bir telefon veya ortam konuşmasında, taraflar sadece o an için iletişim kurmayı amaçlarlar; konuşmanın kalıcı bir veriye dönüştürülerek kaydedilmesine rıza göstermiş sayılmazlar. Bu nedenle, anlık bir konuşmayı bir tarafın diğerinin rızası olmadan kaydetmesi, kişisel verinin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçunu oluşturabilirken, zaten kayıt formatında gönderilmiş bir mesajın alıcı tarafından saklanması suç değildir. Ancak, alıcının bu mesajı gönderenin rızası olmadan üçüncü kişilerle paylaşması, TCK m. 134 veya m. 136 kapsamında ayrı bir suç teşkil edebilir. (Referans: kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi)