Bir sanığın tutukluluk hali, ihtiyari müdafiinin mazeret sunarak katılmadığı bir duruşmada incelenmiştir. Mahkeme, yeni bir müdafi atamadan tutukluluğun devamına karar vermiştir. Bu karar, CMK m.289'da sayılan hangi kesin hukuka aykırılık hallerine örnek teşkil edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69600

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 26.02.2019 tarihli, 2018/5940 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durum birden fazla kesin hukuka aykırılık hali oluşturabilir: 1) CMK m.289/1-a: 'Mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül etmemiş olması.' Tutukluluk incelemesinde müdafiinin varlığı zorunlu görüldüğünden, müdafi olmadan yapılan bir inceleme, mahkemenin o anki oturumunun yasal oluşumunu sakatlar. 2) CMK m.289/1-e: 'Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.' Zorunlu müdafi, duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerden sayıldığı için, onun yokluğunda karar verilmesi bu bendi de ihlal eder. 3) CMK m.289/1-h: 'Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması.' Tutukluluk gibi önemli bir konuda sanığın müdafi yardımından yararlandırılmaması, en temel savunma hakkı kısıtlamalarından biridir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hukumle-birlikte-tutuklulukta-mudafi-zorunlulugu)