Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2021/3245 sayılı kararında, mahkemenin davacının talebini açıklattırması gerektiği belirtilmiştir. Bu 'talebin açıklattırılması' (vuzuha kavuşturma) usulü, HMK'nın hangi ilkesinin bir gereğidir ve neden önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69590

Bu usul, HMK m.31'de düzenlenen 'Hâkimin davayı aydınlatma ödevi'nin bir gereğidir. Bu ilkeye göre hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir. Karara konu olayda, davacı talebini 'aracın ayıpsız misli ile değişimi, bu mümkün olmadığı takdirde halde aracın dava tarihindeki satış bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin' şeklinde terditli (kademeli) olarak belirtmiştir. Mahkemenin, tüketicinin bu seçimlik haklarından hangisini öncelikli olarak istediğini veya talebinin tam olarak neye yönelik olduğunu netleştirmesi gerekir. Yargıtay'ın 'davacının davasını neye hasrettiği açıklattırılıp, seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı sorularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması' yönündeki bozma kararı, mahkemenin sağlıklı bir hüküm kurabilmesi ve tarafların iradesine uygun bir karar verebilmesi için talebin netleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html)