Bir akademisyen hakkında, kasıtlı olarak ve yıldırma amacıyla, yazdığı bilimsel bir makale nedeniyle sürekli ve asılsız disiplin soruşturmaları açılması, idare hukuku açısından nasıl nitelendirilir ve bu durum Anayasa'nın hangi temel haklarıyla ilişkilidir?
Bu durum, metinde belirtilen unsurları (sistematiklik, kasıtlılık, yıldırma amacı) taşıması halinde tipik bir 'mobbing' vakası olarak nitelendirilir. Bu eylem, sadece bir disiplin hukuku meselesi değil, aynı zamanda Anayasa ile güvence altına alınmış temel hakların ihlalidir. Bu durum, öncelikle Anayasa'nın 27. maddesinde düzenlenen 'bilim ve sanat hürriyeti' ile 'herkesin bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahip olduğu' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Asılsız soruşturmalar, akademisyenin bu hakkını kullanmasını engellemeye yönelik bir baskı aracıdır. Ayrıca, bu eylemler kişinin mesleki itibarını, onurunu ve psikolojik bütünlüğünü zedelediği için Anayasa'nın 17. maddesindeki 'kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı'nı da ihlal eder. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)'deki genel ilkelerden çıkarım.)