Bir sanık hakkında tutuklama kararı verilirken CMK m.101/3 uyarınca müdafi bulundurma zorunluluğu, 'adaletin selameti' ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir?
'Adaletin selameti' (interest of justice) ilkesi, adil bir yargılamanın maddi ve şekli koşullarının tam olarak sağlanmasını ifade eden, özellikle İHAM içtihatlarında geliştirilmiş bir kavramdır. Metinde Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarına atıfla belirtildiği gibi, tutuklama gibi kişi hürriyetini en ağır şekilde kısıtlayan bir tedbirin uygulanması aşamasında, sanığın hukuki yardımdan mahrum bırakılması, adaletin tecellisine ve yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesine gölge düşürür. Müdafiinin varlığı, sanığın haklarını tam olarak anlamasını, aleyhindeki delillere karşı etkili bir savunma yapmasını ve karara karşı yasal yollara başvurabilmesini sağlar. Bu, sadece sanığın kişisel hakkı değil, aynı zamanda yargılamanın bir bütün olarak adil, güvenilir ve 'adaletin selametine' uygun bir şekilde sonuçlanmasının da bir gereğidir. Bu nedenle, müdafi yokluğunda verilen bir tutuklama kararı, bu ilkeyi temelden zedeler. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hukumle-birlikte-tutuklulukta-mudafi-zorunlulugu)