İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin 2016/584 E. sayılı kararında, 'işyerinde psikolojik taciz'in, 'idare ile statü hukuku kapsamında ilişkisi bulunan kamu görevlilerine yönelik olarak statü hukukundan kaynaklanan hiyerarşi ve yetkiler uyarınca tesis edilen işlem ve eylemler' ile gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Bu ifadeden yola çıkarak, idare hukukunda mobbingin özel sektördeki mobbingden farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69563

Bu ifade, idare hukukundaki mobbingin en temel farkını ortaya koymaktadır: Mobbing, genellikle hukuka uygun görünen 'idari işlem ve eylemler' aracılığıyla gerçekleştirilir. Özel sektörde mobbing daha çok kişiler arası doğrudan davranışlarla (bağırma, hakaret, dışlama) ortaya çıkarken, idarede amir, sahip olduğu yasal yetkileri (geçici görevlendirme, naklen atama, disiplin soruşturması açma, performans değerlendirmesi yapma vb.) kötüye kullanarak mobbing uygular. Yani, görünüşte yasal olan idari işlemler, asıl amaçlarından saptırılarak bir kişiyi yıldırmak için sistematik bir baskı aracına dönüştürülür. Bu nedenle idari yargıda mobbingin tespiti, bu yasal görünümlü işlemlerin ardındaki gerçek 'amaç' unsurunun ortaya çıkarılmasını gerektirir ki bu da özel sektördeki mobbingin ispatından daha karmaşık bir süreçtir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)