Kamu görevlilerinin maruz kaldığı mobbingin, Danıştay kararlarında 'ağır hizmet kusuru' olarak nitelendirilmesinin, açılacak tam yargı davaları açısından sonucu nedir?
Mobbingin 'ağır hizmet kusuru' olarak nitelendirilmesi, idarenin tazminat sorumluluğunun doğması için daha güçlü bir zemin oluşturur. Normal bir hizmet kusurunda, idarenin hizmeti yürütürken yaptığı basit bir hata, aksaklık veya gecikme söz konusudur. Ağır hizmet kusurunda ise, idarenin eylemi kabul edilemez derecede bariz, yoğun ve ciddi bir hukuka aykırılık içerir. İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi, mobbingin bu şekilde nitelendirilmesi, idarenin sadece hukuka aykırı değil, aynı zamanda yıldırma amacıyla, ayrımcı bir saikle, sistematik olarak hareket ettiğini ve kamu yararından uzaklaştığını gösterir. Bu ağır kusur tespiti, özellikle manevi tazminat taleplerinin kabul edilmesini kolaylaştırır, çünkü mağdurun yaşadığı elem ve ıstırabın sıradan bir idari hatadan kaynaklanmadığını, kasıtlı ve ağır bir saldırı sonucu olduğunu ortaya koyar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)