Alman Federal Yüksek Mahkemesi'nin 02.10.1952 tarihli kararına göre, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı, ceza muhakemesine hakim olan hangi temel ilkelerin bir gereğidir?
Söz konusu kararda, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının, ceza muhakemesine hakim olan 'doğrudanlık' ve 'sözlülük' ilkelerinin bir gereği olduğu belirtilmektedir. 'Doğrudanlık ilkesi', mahkemenin delillerle aracısız temas kurmasını; 'sözlülük ilkesi' ise yargılamanın yazılı metinler üzerinden değil, duruşmada sözlü olarak yürütülmesini ifade eder. Sanığın duruşmada bizzat bulunması, hakimin onu doğrudan sorgulamasını (doğrudanlık) ve savunmasını sözlü olarak dinlemesini (sözlülük) sağlar. Kararda ayrıca, bu hakkın 'hukuki dinlenilme hakkıyla da direkt olarak bağlantılı' olduğu ve 'sanığın sınırlanmayan ve çok yönlü savunmasının bir gereği' olduğu vurgulanmıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanigin-sorgu-ve-savunma-icin-durusmada-hazir-bulunma-hakki)