Bir devlet memuruna uygulanan mobbing, onun ruhsal sağlığını bozmuş ve tedavi görmesine neden olmuştur. Memurun, bu nedenle uğradığı manevi zararın tazmini için idareye karşı açtığı tam yargı davasında, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hangi ilkeler gözetilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69527

Metinde Danıştay kararlarına atıfla belirtildiği üzere, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde şu ilkeler gözetilmelidir: 1) Tatmin Aracı Olma: Manevi tazminat, malvarlığındaki bir eksilmeyi karşılama (maddi tazminat) amacı taşımaz. Temel amacı, mağdurun duyduğu elem, üzüntü ve ıstırabı bir ölçüde dindirecek bir 'manevi tatmin' aracı olmaktır. 2) Zenginleşme Aracı Olmama: Hükmedilecek miktar, mağduru zenginleştirecek bir boyutta olmamalıdır. 3) Caydırıcılık ve Telafi Dengesi: Miktar, bir yandan idarenin benzer eylemlerden kaçınmasını sağlayacak kadar caydırıcı, diğer yandan da mağdurun duyduğu acıyı hafifletecek oranda olmalıdır. Mahkeme, olayın ağırlığını, idarenin kusur derecesini, mağdurun kişilik haklarına yapılan saldırının yoğunluğunu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını dikkate alarak, hakkaniyete uygun bir miktar belirlemelidir. (Danıştay İkinci Dairesi’nin 2015/6046 E. sayılı kararı) (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)