HMK m.341'de, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına karşı doğrudan istinafa gidilebilirken, bu taleplerin kabulü kararlarına karşı neden önce itiraz yolunun tüketilmesi gerekmektedir?
Bu ayrımın temel nedeni, taraflara tanınan hak arama yollarının dengelenmesi ve usul ekonomisidir. Bir tedbir talebi reddedildiğinde, talepte bulunan taraf için kararı veren mahkeme nezdinde başvurabileceği başka bir yol kalmamıştır; tek çaresi üst mahkemeye (istinafa) gitmektir. Ancak bir tedbir talebi, özellikle karşı tarafın yokluğunda kabul edildiğinde, karşı tarafın menfaatleri ciddi şekilde etkilenebilir. Kanun koyucu, bu durumda doğrudan üst mahkemeye gitmek yerine, öncelikle kararı veren mahkemenin kendi kararını tekrar gözden geçirmesine olanak tanımak istemiştir. Karşı taraf, HMK m.394 uyarınca itiraz ederek, mahkemenin görmediği veya yanlış değerlendirdiği hususları sunabilir ve mahkeme bu yeni argümanlar ışığında kararını değiştirebilir. Bu, hem daha hızlı bir çözüm imkanı sunar hem de istinaf mahkemelerinin gereksiz yere meşgul edilmesini önler. Ancak bu itiraz yolu da sonuç vermezse, itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açılır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-341-istinaf-yoluna-basvurulabilen-kararlar.html)