İş Kanunu'na göre, işverenin işçiye karşı 'ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan' bir davranışta bulunması (İK m.24/II) ile işçinin işverene karşı aynı nitelikte bir davranışta bulunmasının (İK m.25/II) kıdem tazminatı açısından sonuçları arasındaki temel fark nedir?
Bu iki durumun kıdem tazminatı açısından sonuçları taban tabana zıttır. 1) İşçi, işverenin kendisine karşı ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bir davranışta bulunması (örneğin hakaret etmesi, cinsel tacizde bulunması) nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse (İK m.24/II), kıdem tazminatına tam olarak hak kazanır. 2) İşçi, işverene veya ailesine karşı ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bir davranışta bulunursa (örneğin sövme, cinsel taciz, hırsızlık), işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir (İK m.25/II). Bu durumda işçi, kıdem tazminatı hakkını tamamen kaybeder. Metinde de belirtildiği gibi, 'işveren tarafından yapılan fesihlerde, bir yıldan fazla kıdemi olan işçiye kıdem tazminatı hakkından yoksun bırakan tek durum, feshin işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle İş Kanunu 25. Maddesinin II. bendi uyarınca haklı nedenle yapılmasıdır.' (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kidem-tazminati-davasi-sartlari-dilekcesi/)