İHAM Büyük Dairesi'nin Ilgar Mammadov/Azerbaycan kararında, bir ihlal kararını yerine getirmekle yükümlü olan taraf devletin görevinin sadece hükmedilen tazminatı ödemekle sınırlı olup olmadığı nasıl açıklanmıştır? 'Restitutio in integrum' ilkesi bu bağlamda ne anlama gelmektedir?
İHAM Büyük Dairesi, bu kararında taraf devletin yükümlülüğünün sadece tazminat ödemekle sınırlı olmadığını, asıl ve öncelikli görevinin ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak olduğunu vurgulamıştır. Bu, 'restitutio in integrum' (eski hale getirme/aynen iade) ilkesiyle ifade edilir. Bu ilkeye göre, taraf devlet, 'ihlalden önceki duruma dönülmesini benimseyerek, tespit edilen ihlalin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmakla yükümlüdür.' Örneğin, haksız bir tutuklama kararında bu, kişinin derhal serbest bırakılmasını ve hakkındaki suçlamaların ve mahkumiyetin etkisiz kılınmasını gerektirir. Tazminat ise ancak eski hale getirmenin fiilen imkansız olduğu veya orantısız bir külfet gerektirdiği durumlarda gündeme gelen ikincil bir giderim yoludur. Dolayısıyla, Azerbaycan'ın Mammadov'u serbest bırakmayıp sadece tazminat ödemesi, ihlal kararının gereğini yerine getirdiği anlamına gelmemiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kavalada-istenmeyen-kisi-ilanı)