Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2018/8085 E. sayılı kararında, sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesine rağmen, yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi yerine kamu üzerinde bırakılması neden bir bozma nedeni yapılmamıştır?
Bu durumun bozma nedeni yapılmamasının sebebi, 'karşı temyiz' olmamasıdır. Kural olarak, CMK m.325/1 uyarınca sanık hakkında mahkumiyet veya güvenlik tedbiri kararı verildiğinde yargılama giderleri sanığa yükletilir. Kararda mahkeme bu kurala aykırı davranarak yargılama giderlerini kamu üzerinde bırakmıştır. Bu, sanık lehine bir hukuka aykırılıktır. Davayı sadece sanık müdafii temyiz etmiştir. Eğer Cumhuriyet savcısı veya katılan vekili, 'yargılama giderleri hatalı olarak kamu üzerinde bırakılmıştır' diyerek sanık aleyhine temyiz başvurusunda (karşı temyiz) bulunsaydı, Yargıtay bu hukuka aykırılığı düzelterek kararı bu yönden bozabilirdi. Ancak sanık aleyhine bir temyiz başvurusu olmadığı için, sanığın kendi temyiz başvurusu üzerine, onun lehine olan bir hatanın düzeltilerek aleyhine bir sonuç yaratılması (lehe temyizde aleyhe bozma yasağı) mümkün değildir. Bu nedenle Yargıtay, hatayı tespit etmiş ancak karşı temyiz olmadığı için bozma yapmamıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/guvenlik-tedbirleri/)