Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.1989 tarihli ve 1989/8-268 E. sayılı kararında, vekille temsil edilen bir sanığa, vekili dururken ayrıca tebligat yapılmasının hukuki sonucu ne olarak belirtilmiştir?
Bu kararda Yargıtay Ceza Genel Kurulu, vekili (müdafii) olan bir sanığa ayrıca tebligat yapılmasını açıkça 'hukuka aykırı' ve yapılan tebliği de 'hükümsüz' olarak nitelendirmiştir. Karara göre, 'Vekille kendisini savunan sanığa, ancak vekile tebligat olanağı bulunmadığı takdirde tebligat yapılabilir. Dolayısıyla da, ancak bu durumda yapılan tebligatın hukuksal geçerliliği bulunabilir.' Bu içtihat uyarınca, asıl olan tebligatın müdafie yapılmasıdır ve müdafi varken sanığa yapılan tebligat, kanun yolu süresinin işlemesini sağlamaz. Süre, ancak usulüne uygun olarak müdafie yapılan tebliğ ile başlar. Bu karar, tebligat konusunda müdafiin sanığı tam olarak temsil ettiği ve onun yerine geçtiği katı bir görüşü yansıtmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kanun-yollari-suresi-ne-zaman-islemeye-baslar)