Metindeki analize göre, CMK m.35/2 ('Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hakim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.') hükmü, Tebligat Kanunu m.11/1'in ('Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.') genel kuralına bir istisna mıdır, yoksa onu tamamlayan bir hüküm müdür? YCGK kararındaki muhalif üyelerin bu konudaki görüşü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69446

YCGK kararındaki muhalif üyelerin görüşüne göre, CMK m.35/2, Tebligat Kanunu m.11/1'e bir istisna getirmemektedir. Muhalif üyelere göre, CMK m.35/2'de, müdafii bulunan bir sanık hakkında verilen kararın 'sadece sanığa tebliğ edileceğine' veya 'müdafiye tebliğ edilmeyeceğine' dair açık bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla, Tebligat Kanunu m.11/1'deki 'vekile tebligat yapılır' şeklindeki amir hüküm, ceza yargılamasında müdafi için de geçerliliğini korumaktadır. Bu görüşe göre, CMK m.35/2, müdafie yapılan tebligata ek olarak sanığın da bilgilendirilmesini öngören tamamlayıcı bir hükümdür, ancak bu tebligat kanun yolu süresini başlatmaz ve müdafiye tebligat yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Yani, kanun yolu süresi müdafiye yapılan tebliğ ile başlar ve bu tebligatın yapılması zorunludur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kanun-yollari-suresi-ne-zaman-islemeye-baslar)