Yazar, İçişleri Bakanlığı'nın re'sen koyduğu pasaport tahditlerini kaldırmak için adli makamlardan görüş sorması usulünü neden eleştirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69445

Yazar bu usulü, vatandaşı mağdur eden ve süreci uzatan bir uygulama olduğu için eleştirmektedir. Eleştirinin temelinde bir çelişki yatmaktadır. Pasaport tahdidi, genellikle hakkında bir mahkeme kararı (yurtdışına çıkış yasağı) bulunmayan kişiler hakkında idare tarafından konulmaktadır. Yani idare, Anayasa'ya aykırı bir şekilde hâkim kararı olmadan bir hak kısıtlaması yapmaktadır. Ancak bu kısıtlamayı kaldıracağı zaman, bu kez kendisinde olmayan bir yetkiyi adli makamlara (başsavcılıklara) atfederek, onlardan 'tahdidin kaldırılıp kaldırılmayacağı' hususunda görüş sormaktadır. Oysa adli makam zaten bir yasak koymamıştır. Yazar bu durumu, 'bir yandan birey aleyhine Anayasaya aykırılığı uygularken, diğer yandan yine birey aleyhine Anayasaya göre hareket etme yolunu seçebilmektedir' şeklinde ifade etmektedir. Bu yöntem, idarenin hem sorumluluktan kaçma çabası hem de idari yargının verdiği iptal kararlarını dahi uygulamadaki isteksizliğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)