Yargıtay 22. H.D.-Karar No: 2020/4693 sayılı kararında, Selçuk Belediye Başkanına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle alt işveren tarafından işten çıkarılan işçinin feshini neden haklı bulmuştur? Fesih hakkını kullanan alt işveren olmasına rağmen, asıl işverene (belediye) yönelik sözlerin fesih gerekçesi sayılmasının hukuki dayanağı nedir?
Yargıtay bu feshin haklı olduğuna karar vermiştir çünkü işçinin eylemleri, işverenin güvenini kötüye kullanmak ve doğruluk ile bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak (İK m.25/II-e) kapsamında değerlendirilmiştir. Kararın gerekçesi şudur: Alt işveren işçisi de olsa, fiilen asıl işverenin (belediye) işini yapmaktadır ve asıl işverene karşı da bir sadakat borcu altındadır. İşçinin, asıl işverenin en üst temsilcisi olan belediye başkanına yönelik hakaret ve tehdit içeren, eleştiri sınırlarını aşan paylaşımları, iş ilişkisinin temelini oluşturan güveni sarsıcı niteliktedir. Bu davranış, sadece asıl işvereni değil, onunla iş ilişkisi içinde olan alt işvereni de zor durumda bırakır ve işyeri düzenini bozar. Metinde, 'asıl işverene yönelik olan davacının söz konusu paylaşımları, alt işveren bakımından da ahlâk ve iyi niyet kuralları ile doğruluk ve bağlılığa uymayan bir nitelik arz ettiğinden, somut olayda kanuni süre içinde gerçekleştirilen fesih haklı sebebe dayanmaktadır' denilerek bu hukuki bağ kurulmuştur. Dolayısıyla, işçi kıdem tazminatına hak kazanamamıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kidem-tazminati-davasi-sartlari-dilekcesi/)