İşlenen bir suç dolayısıyla hem özel hukuk tüzel kişisi (şirket) hem de bu suçu işleyen organ veya temsilcisi (yönetici) sorumlu tutulmaktadır. TCK'ya göre bu iki fail türüne uygulanacak yaptırımlar (ceza ve güvenlik tedbiri) arasındaki temel fark nedir? Bu durum 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesiyle nasıl bağdaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69426

Bu iki fail türüne uygulanacak yaptırımlar arasında temel bir fark vardır. TCK m.20'de düzenlenen 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi gereğince, ceza yaptırımları (hapis ve adli para cezası) sadece suçu işleyen 'gerçek kişiler' hakkında uygulanabilir. Bu nedenle, suçu işleyen yönetici hakkında ceza yaptırımına hükmedilir. Ancak, bu ilke 'özel hukuk tüzel kişileri' hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilmesine engel değildir. TCK m.60'ta düzenlendiği üzere, suçun tüzel kişi yararına işlenmesi gibi koşulların varlığı halinde, tüzel kişi hakkında 'faaliyet izninin iptali' veya 'müsadere' gibi güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir. Dolayısıyla, gerçek kişi olan yönetici 'ceza' ile, tüzel kişi olan şirket ise 'güvenlik tedbiri' ile sorumlu tutulur. Bu ayrım, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlal edilmesini önler. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/guvenlik-tedbirleri/)