Ayıplı mal satımında, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2020/4435 sayılı kararında tartışılan 'sözleşmeden dönmenin oransızlığı' kavramını açıklayınız. Hâkim hangi durumlarda tüketicinin sözleşmeden dönme talebi yerine onarım veya bedel indirimine karar verebilir?
Bu kavram, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesinden kaynaklanmaktadır ve tüketici hukukunda da uygulama alanı bulur. Buna göre, alıcının (tüketicinin) sözleşmeden dönme hakkını kullanması, 'durum bunu haklı göstermiyorsa', yani ayıp çok önemsiz ve kolayca giderilebilecek nitelikteyse, hâkim sözleşmenin tamamen ortadan kaldırılması yerine daha orantılı çözümlere karar verebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2020/4435 sayılı kararında bu ilke somutlaşmıştır. Olayda, aracın kapısındaki 1-3 cm'lik üç adet göçük, 400-500 TL'ye onarılabilecek basit bir ayıp olarak tespit edilmiştir. Yargıtay, bu kadar küçük bir ayıp için aracın tamamen iadesini (sözleşmeden dönme) içeren bir kararın, satıcıya getireceği zarar ile tüketicinin elde edeceği yarar arasında bir 'oransızlık' oluşturabileceğini belirtmiştir. Bu gibi durumlarda hâkim, 'satılanın ücretsiz onarılmasına ya da satış bedelinin indirilmesine' karar verebilir. Bu, hakkın kötüye kullanılmasını önlemeye yönelik bir denge mekanizmasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html)