Bir malın 'ayıplı olduğunun ispat yükü' kural olarak kime aittir? 6502 sayılı Kanun'un getirdiği 'altı aylık karine' bu durumu nasıl etkilemektedir? Bu karinenin uygulanamayacağı haller var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69411

Kural olarak, bir malın ayıplı olduğunu ispat yükü davacı olan tüketiciye aittir. Ancak, 6502 sayılı Kanun, tüketici lehine önemli bir ispat kolaylığı getirmiştir. Buna göre, 'Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir.' Bu yasal karine, ilk altı ay içinde ispat yükünü tersine çevirerek satıcıya yükler. Tüketici sadece ayıbın varlığını gösterir, satıcı ise bu ayıbın teslim anında bulunmadığını (örneğin kullanıcı hatasından kaynaklandığını) ispatlamak zorunda kalır. Ancak bu karinenin uygulanamayacağı bir hal vardır: 'Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.' Örneğin, kolayca kırılabilecek cam bir ürünün beş ay sonra kırık olduğunun iddia edilmesi durumunda, bu ayıbın teslim anında var olduğu karinesi, malın ve ayıbın niteliğiyle bağdaşmayacağı için uygulanamayabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html)