Cebir suçunun cezasının belirlenmesinde adli para cezasına çevrilmesi mümkün müdür?
Bu durum, cebir eyleminin temelini oluşturan kasten yaralama fiilinin niteliğine bağlıdır. Metinde açıklandığı üzere, cebir suçunun cezası, kasten yaralama suçuna verilecek cezanın artırılmasıyla bulunur. Eğer kasten yaralama, TCK m.86/1 kapsamındaki temel haliyle işlenmişse, bu fıkra adli para cezası öngörmediği için sonuç ceza da adli para cezasına çevrilemez. Ancak, eğer cebir eylemi, TCK m.86/2'de düzenlenen ve 'basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif' bir yaralama ile işlenmişse, bu fıkra mağdurun şikayeti üzerine dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmektedir. Bu durumda hakim, temel cezayı adli para cezası olarak belirleyebilir ve TCK m.108 uyarınca bu miktar üzerinden artırım yapabilir. Dolayısıyla, sadece yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu hallerde cebir suçundan adli para cezasına hükmedilmesi mümkündür. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cebir-sucu-cezasi-tck-108/)