Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/15122 K. sayılı kararında, mahkemenin ihtiyati tedbir talebini 'sahtelik iddiası HMK m.209 uyarınca zaten takibi durdurur, bu nedenle hukuki yarar yoktur' gerekçesiyle reddetmesi neden hatalı bulunmuştur? Bu karara muhalif kalan üyenin karşı oy yazısının temel argümanı nedir?
Yargıtay çoğunluğu, mahkemenin kararını iki nedenle hatalı bulmuştur: 1) İddianın sahtecilik olarak nitelendirilmesi isabetli değildir. 2) İddia sahtecilik olarak nitelendirilse bile, HMK m.209 uyarınca sahtelik iddiası üzerine mahkemenin ayrıca tedbir kararı verebileceği gözetilmemiştir. Yani mahkemenin 'hukuki yarar yoktur' gerekçesi yasal dayanaktan yoksundur. Karşı oy yazısının temel argümanı ise tamamen usule ilişkindir ve esasa girmemektedir. Muhalif üye, HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun 'istinaf' olduğunu (HMK m.341), ancak istinaf mahkemeleri henüz faaliyete geçmediği için bu kararların 'temyiz' yoluyla incelenemeyeceğini savunmuştur. Geçici 3. maddenin yollama yaptığı HUMK hükümlerinin ihtiyati tedbir kararlarının temyizini kapsamadığını, bu nedenle Yargıtay'ın bu tür bir kararı inceleme görevi olmadığını ve temyiz dilekçesinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu görüş, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun daha sonraki bir kararıyla da benimsenmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-341-istinaf-yoluna-basvurulabilen-kararlar.html)