Yazarın kanaatine göre, CMK m.101/3 hükmü, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tüm tutukluluk incelemelerinde uygulanmalı mıdır? Yazar, bu kuralın uygulanmayabileceği tek bir istisnai durumu nasıl tanımlamaktadır?
Evet, yazarın kanaatine göre CMK m.101/3 hükmü 'zorunlu müdafiliğin bir görünümü olup, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılan tüm tutukluluk incelemelerinde uygulanmalıdır.' Yazar, bu genel kurala tek bir potansiyel istisna getirmektedir. Bu istisna, 'tutuklu olmayan sanığın hüküm ile birlikte mahkemece re’sen tutuklanmasının gündeme geldiği durum'dur. Yazarın bu istisnayı öne sürmesinin sebebi, CMK m.101/3'ün lafzında 'tutuklama talep edildiğinde' veya 'tutuklamanın istenmesinden' bahsedilmesidir. Mahkemenin, ortada bir talep olmaksızın, hükümle birlikte re'sen tutuklama kararı verdiği durumda, kanunun lafzındaki 'talep/isteme' koşulu gerçekleşmediği için zorunlu müdafiliğin gerekmeyeceği ileri sürülebilir. Ancak yazar, bu istisnai durum haricinde, tutuklulukla ilgili her durumda usuli güvencenin sağlanması için avukat bulunmasının zorunlu olduğu yönündeki genel görüşünü korumaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hukumle-birlikte-tutuklulukta-mudafi-zorunlulugu)