Ayıplı mal veya hizmet nedeniyle tüketicinin seçimlik haklarını kullanabilmesi için yapması gereken 'ayıp ihbarı'nın (bildiriminin) usulü ve süresi hakkında kanunda ne gibi düzenlemeler bulunmaktadır? 'Uygun süre' kavramı nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69375

6502 sayılı Tüketici Kanunu'nda (TKHK) ayıp ihbarının süresine ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu konuda genel hüküm niteliğindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 223. maddesi uygulanır. Bu maddeye göre alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulunmaz gözden geçirmek ve bir ayıp gördüğünde bunu satıcıya 'derhal' (uygun süre içinde) bildirmekle yükümlüdür. Usul açısından, bildirimin içeriğinde anahatlarıyla maldaki ayıbın belirtilmesi yeterlidir ve bildirim yazılı veya sözlü yapılabilir; herhangi bir şekil şartı yoktur. 'Uygun süre' kavramı, her somut olayın özelliğine göre değişen, dürüstlük kuralına uygun en kısa süreyi ifade eder. Gizli ayıplarda ise bu süre, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren başlar. Yargıtay uygulamasına göre, 'uygun süre' belirlenirken ortalama bir tüketicinin bilgisi ve durumu dikkate alınır. Bu süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html)