Bir tüketici satın aldığı cep telefonunun ayıplı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Bilirkişi raporunda, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, fabrika imalat ve montaj hatasından kaynaklanan bir 'gizli ayıp' olduğu belirtilmiştir. Davacı, aracın ayıpsız misli ile değişimini, olmazsa bedel iadesini talep etmiştir. Mahkeme, bu talepleri dikkate almadan, aracın tamir edilerek davacıya teslim edildiği gerekçesiyle davayı farklı bir şekilde sonuçlandırabilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2021/3245 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69368

Hayır, mahkeme bu talepleri göz ardı edemez. 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi, ayıplı mal karşısında seçimlik hakların kullanımını tüketicinin iradesine bırakmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2021/3245 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, 'Davacının dava dilekçesindeki talebi aracın ayıpsız misli ile değişimi, bu mümkün olmadığı takdirde halde aracın dava tarihindeki satış bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin olup davacının bu talebi kendisini ve mahkemeyi bağlar.' Somut olayda, bilirkişi raporuyla ayıp tespit edilmiş ve aracın tamir edilmesine rağmen arızanın tekrar ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda Yargıtay, mahkemenin, davacının talebiyle (tercih ettiği seçimlik hakla) bağlı olduğunu, davacının davasını neye hasrettiğini (talebinin değişim mi yoksa bedel iadesi mi olduğunu) açıklattırıp, bu talep doğrultusunda bir karar vermesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin, tüketicinin talebini yok sayarak veya farklı bir çözüme hükmederek karar vermesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html)