Danıştay İkinci Dairesi'nin 2015/6046 E. sayılı kararında, bir öğretmene uygulanan hangi eylemler mobbing olarak kabul edilmiş ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerekçesi ne olmuştur? Bu karar, mobbingin ispatında ne tür delillerin önem taşıdığını göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69364

Danıştay İkinci Dairesi'nin anılan kararında, öğretmen olan davacıya yönelik olarak; 'ders programının haftanın geneline yayılarak zorlaştırıldığı', 'aynı gün birkaç okula gidecek şekilde program yapıldığı', 'birbirine uzak dört okulda birden görevlendirildiği' ve 'birbiriyle çakışan görevler verildiği' şeklindeki eylemler bütün olarak mobbing olarak kabul edilmiştir. Mahkeme, bu eylemlerin davacının kişilik haklarını ihlal ettiği, üzerinde fiziki ve ruhsal etkilere yol açtığı, çalışma şevkini kırdığı ve ağır manevi acı ve ıstıraba neden olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu karar, mobbingin ispatında şu tür delillerin önemini göstermektedir: 1) Tıbbi Raporlar: Kararda, davacının 'travma sonrası stres bozukluğu' tanısıyla tedavi gördüğüne ve çok sayıda istirahat raporu aldığına dair üniversite hastanesi raporuna atıf yapılmıştır. 2) Adli Kararlar: Davacının, iddialarından biriyle ilgili olarak ilçe milli eğitim müdürü hakkında şikayetçi olduğu ve müdürün tehdit suçundan ceza aldığı (HAGB kararı verilmiş olsa da) mahkeme kararının varlığı önemli bir delil olarak kabul edilmiştir. 3) Somut İdari İşlemler: Ders programları, görevlendirme yazıları gibi idarenin somut ve kayıtlı eylemleri, mobbing iddialarını destekleyen objektif deliller olarak değerlendirilmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)