Bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için gereken 'en az bir yıllık kıdem süresi' şartının kesintili (fasılalı) çalışmalarda nasıl değerlendirileceğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/7438 sayılı kararı ışığında açıklayınız. İki çalışma dönemi arasında ne kadar süre geçerse, önceki dönem kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz?
Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre, bir işçinin aynı işverene ait işyerinde kesintili (fasılalı) çalışmaları varsa, bu çalışma süreleri kural olarak birleştirilerek kıdem tazminatı hesaplanır. Ancak bu birleştirmenin yapılabilmesi için, önceki çalışma döneminin sona ermesi ile yeni çalışma döneminin başlaması arasında geçen sürenin, kıdem tazminatı için öngörülen zamanaşımı süresini aşmamış olması gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/7438 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu zamanaşımı süresi '10 yıldır'. Eğer işçinin bir çalışma döneminin sona ermesi ile diğerinin başlaması arasında 10 yıldan fazla bir süre geçmişse, önceki dönem zamanaşımına uğramış sayılır ve kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Sadece son çalışma dönemi üzerinden hesaplama yapılır. Somut kararda, işçinin ilk dönem çalışması 1990'da bitmiş ve ikinci dönem 2003'te başlamıştır. Arada 10 yıldan fazla süre geçtiği için mahkemenin hizmetleri birleştirmesi hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur. (Not: Metnin yazıldığı tarihte zamanaşımı 10 yıl olarak uygulanmaktaydı, ancak 7036 sayılı Kanun ile bu süre 5 yıla indirilmiştir. Ancak sorunun cevabı metindeki bilgiye göre verilmelidir.) (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kidem-tazminati-davasi-sartlari-dilekcesi/)