Sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının (CMK m.193) istisnalarından biri olan CMK m.195'i ('Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.') nasıl yorumlamak gerekir? Yazar, bu hükmün sanığın yokluğunda 'davanın bitirilebileceği' anlamına gelip gelmediğini nasıl tartışmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69328

Yazar, CMK m.195'in sanığın yokluğunda 'davanın bitirilebileceği' şeklinde yorumlanmasına karşı çıkmaktadır. Yazara göre, hükmün lafzında 'sanık gelmese bile duruşma yapılabilir' denilmektedir, 'hüküm verilebilir' veya 'dava bitirilebilir' denilmemektedir. Eğer kanun koyucu sanığın yokluğunda davanın bitirilmesini amaçlasaydı, bunu ya CMK m.193/2'de olduğu gibi açıkça belirtir ya da bu maddeyi 'Duruşma' başlığı altında değil, 'Duruşmanın Sona Ermesi ve Hüküm' başlığı altında düzenlerdi. Bu sistematik yorum, CMK m.195'in sadece duruşmadaki usuli işlemlere (tanık dinleme, belge incelenmesi vb.) sanık olmadan da devam edilebilmesine olanak tanıdığı, ancak adil/dürüst yargılanma hakkının ve savunma hakkının bir gereği olarak, sanığın sorgusu yapılmadan ve kendisi hazır bulunmadan hakkında bir mahkumiyet hükmü kurulamayacağı sonucunu doğurur. Dolayısıyla bu hüküm, 'sanık olmaksızın yargılama olmaz' (CMK m.193/1) temel kuralının sınırlı bir istisnası olup, yoklukta mahkumiyet kararı verilmesine izin vermez. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanigin-sorgu-ve-savunma-icin-durusmada-hazir-bulunma-hakki)