Bir tüketici, satın aldığı bir aracı 7 ay kullandıktan sonra motorda ciddi bir arıza (gizli ayıp) tespit etmiştir. Satıcı, 6502 sayılı Kanun'daki 'teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir' karinesinin süresinin dolduğunu, dolayısıyla ayıbın teslim anında var olduğunu ispat yükünün artık tüketiciye ait olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia hukuken doğru mudur? Tüketicinin bu durumda ne yapması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69315

Satıcının iddiası hukuken doğrudur. 6502 sayılı Kanun'a göre, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilir ve bu durumda malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya aittir. Ancak, somut olayda ayıp 7. ayda ortaya çıktığı için bu karine artık uygulanamaz. Bu noktadan sonra, ayıbın teslim anında mevcut olduğunu (gizli ayıp olduğunu) ispat yükü kural olarak tüketiciye (alıcıya) geçer. Tüketicinin bu durumda, arızanın üretimden veya malzemenin kendisinden kaynaklanan ve kullanım ile ortaya çıkan bir gizli ayıp olduğunu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını kanıtlaması gerekir. Bunu genellikle bir bilirkişi raporu veya uzman görüşü ile yapabilir. Ayıbı ortaya çıkar çıkmaz durumu satıcıya 'derhal' (uygun süre içinde) bildirmesi de (TBK m.223) dava açabilmesi için bir diğer önemli şarttır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-davasi-nedir.html, Y3HD-K.2022/3074)