Bir sanığın kendi seçtiği müdafii, mazeretsiz olarak duruşmalara sürekli katılmıyorsa, mahkeme bu durumu nasıl değerlendirmeli ve ne yapmalıdır? Bu durum, sanığın müdafi yardımından yararlanma hakkını ortadan kaldırır mı?
Hayır, bu durum sanığın müdafi yardımından yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Metinde bu senaryo ele alınmış ve 'sanığın kendi seçtiği müdafii varsa ve mazeretsiz olarak duruşmalara katılmıyorsa, bu davranış hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilip, sanığa CMK m.101/3 kapsamında zorunlu müdafii görevlendirilmeli, tutukluluk kararı müdafii yokluğunda verilmemelidir' denilmektedir. Yani, sanığın seçtiği müdafiin ihmali veya görevi savsaklaması, sanığın aleyhine bir sonuç doğurmamalıdır. Mahkeme, müdafiin bu davranışını bir tür 'hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirerek, sanığın savunmasız kalmasını engellemek amacıyla, onun talebi olmasa bile barodan bir zorunlu müdafi atamalı ve yargılamaya bu yeni müdafi ile devam etmelidir. Bu, savunma hakkının kutsallığı ve mahkemenin adil bir yargılama sağlama yükümlülüğünün bir gereğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hukumle-birlikte-tutuklulukta-mudafi-zorunlulugu)